Karabük Gazeteciler ve İletişim Derneği ile Mor Safran Kültür Sanat Derneği, "3 Nisan Neden Sanayi Günü Olmalıdır?" konulu kompozisyon yarışması düzenledi.
Düzenlenen yarışmada dereceye giren kompozisyonlar seçildi ve ödül töreni düzenlendi.
Karabük Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen ödül törenine; Vali Mustafa Yavuz, Milletvekilleri, STK Başkanları ve parti İl Başkanları katıldı.
Törende açılış konuşmasını yapan Karabük TSO Meclis Başkanı Adnan Çebi,
"Ülkelerin, şehirlerin varoluşlarına neden olan önemli dönüm noktaları vefa duygusunu yaşatmak, gelecek nesillere bu bilgileri aktarmak amacıyla kutlanmaktadır. Çünkü geçmişini bilmeyen geleceğini de inşa edemez.
3 Nisan 1937 tarihi bu açıdan hem İlimizi hem de ülkemizi yakından ilgilendiren bir dönüm noktasıdır. Karabük 3 Nisan tarihinde 13 haneli bir yerleşkeden ülkenin kalkınmasına kaynak yaratan İl olma yolculuğuna başlamıştır. Ülkenin Kurtuluş savaşı mücadelesinden ekonomik bağımsızlığa geçiş sürecinde Karabük, Ekonomik bağımsızlığımızın sembolü olacak ateşi Demir Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) ile yakmıştır. 3 Nisan tarihini ülke olarak unutmamalı, bu tarihi dönüm noktasını insanların aklına kazımalıyız. Ülkemizin İlk Ağır Sanayi yatırımının temelinin atıldığı 3 Nisan'ın Sanayi Günü olarak kutlanmasını sağlamamız bu açıdan çok önemlidir. Karabük halkının ve tüm kesimlerin desteğini alan bu çabamızı her alanda her ortamda dile getirmeli ve bunu başarmalıyız.
Bu özel günde davetimize katılarak meclisimizi onurlandıran değerli Valimiz Sayın Mustafa Yavuz'a, Oda organlarımızın değerli üyelerine, TOBB Kadın ve Genç Girişimciler kurulu üyelerine, üyelerimize ve bu mutlu günü bizimle paylaşan katılımcılara teşekkür ederim." dedi.
Ardından söz alan Karabük TSO Başkanı Fatih Çapraz ise,
"3 Nisan Demir Çelik Fabrikalarının temellerinin atılması ve Karabük'ün kuruluşunun 88.yılını kutladığımız bu önemli günde, özel oturumlu meclis toplantısında bir araya gelmiş bulunmaktayız.
3 Nisan 1937 tarihi hem ilimiz hem de ülkemiz açısından çok büyük öneme sahiptir. Kurtuluş Savaşı’ndan eşsiz bir zaferle ayrılan milletimiz bu esnada beşerî ve ekonomik kaynaklarının büyük kısmını kaybetmiştir. Ülkenin ayağa kaldırılması ve emperyalist devletlerin insafına bırakılmaması gerekmekteydi. Mevcut durumun vahametini bilen Mustafa Kemal Atatürk’ün "Askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, iktisadi zaferlerle taçlandırmadıkça sonuçsuz kalır." sözü, devletimizin içerisinde bulunduğu durumu ve çözüm önerisini açıklamaktadır. Ekonomik mücadeleyi kazanabilmek ve kalkınmayı sağlayabilmek için sanayileşerek ve üreterek ülkenin küllerinden yeniden doğması gerekmekteydi.
Devletin bağımsızlığının kazanılmasının ancak ekonomik bağımsızlığın kazanılması ile mümkün olabileceğini öngören bu anlayış ile 3 Nisan 1937 tarihinde ülkemizin "İlk Ağır Sanayi Kuruluşu" olan Demir Çelik Fabrikası (KARDEMİR) kurulmuştur. Bu büyük girişim yıllar içeresinde Ereğli Demir Çelik Fabrikaları, İskenderun Demir Çelik Fabrikaları, Çimento Fabrikaları, Şeker Fabrikaları ve adını buraya sığdıramayacağımız pek çok fabrika, köprü, baraj ve bina inşaatının yapımına imkân vermiştir. Aynı zamanda sanayideki bilgi birikimini, mühendisini, ustasını, işçisini yurdun dört bir yanının inşasında kullanmıştır. Bu nedenler ile KARDEMİR, "Fabrikalar Kuran Fabrika" unvanını kazanmıştır.
3 Nisan 1937, hem ülkenin imarını ve inşasını sağlayan Demir Çelik Fabrikalarının temellerinin atıldığı hem de Karabük ilinin kuruluş tarihidir. Ülkemizde kurtuluşunu değil kuruluşunu kutlayan tek il, Karabük'tür. İşte tam da bu sebeple özünü Cumhuriyetten alan bu ilin unvanı "Cumhuriyet Kenti Karabük’tür. 3 Nisan sadece Demir Çelik Fabrikalarının ve Karabük'ün kuruluşunun kutlandığı bir gün değildir, bugün aynı zamanda günümüz Türkiye'sini yaratan sanayileşme, çağdaşlaşma, modernleşme ve ekonomik bağımsızlık vizyonun da kutlandığı bir gündür.
Potalarda eriyen, emeğin alın teri, bu memleket için canını dişine takmış emekçileriyle, bu şehir artık her 3 Nisan’ı hem Karabük’ün kuruluşu hem de yurt çapında Sanayi Günü olarak kutlamak istiyor.
Gazeteci büyüğümüz Sayın Semih Gülen’in çok hoşuma giden bir yazısından kendi izniyle alıntı yapmak istiyorum.
3 NİSAN Ülke ağır sanayisinin temellerinin atıldığı gündür.
3 Nisan Mili kaynakların milli eserlere dönüştürülmeye başlandığı gündür.
3 Nisan Fabrikalar yapan fabrikaların oluştuğu gündür.
3 Nisan 137 gün direniş sonunda 8 Kasım’la Yöre halkına 1 Türk lirasına sına verilen KARDEMİR’İN yeniden doğduğu gündür.
3 Nisan SANAYİ Günüdür.
Karabük Demir Çelik Sanayi ve Ticaret A.Ş. kısaca bugün ki adıyla Kardemir’in, Türkiye’nin ilk ağır sanayi fabrikasının temellerinin atılması için sağlık sorunları nedeniyle törene katılamayan Mustafa Kemal Atatürk’ün 1917 de düşündüğü ve 1926 da olgunlaştırmaya başladığı günün adıdır 3 NİSAN.
1937 de Dönemin Başbakanı İsmet İnönü’nün törende yaptığı konuşmada, “Modern ve ileri bir millet endüstrisiz olamaz… Demir ve çelik malzemesini içeriden tedarikle memleket savunması bundan sonra daha sağlam, daha geniş temellere dayandırılmış olacaktır.” dediği gündür 3 Nisan.
Emektir, Kültürdür, yarınlara güvenle bakmanın alt yapısıdır, sermayesidir 3 NİSAN. Bu kadar önemlidir. Bu kadar anlamlıdır. KARABÜK için ve Ülkemiz için.
Onun için 3 Nisan SANAYİ Günü olsun istemiştir KARABÜK.
3 Nisan gününün ülkemizde “Sanayi Günü” olarak tescil edilmesi ve anılması için Ticaret ve Sanayi Odası olarak yaptıklarımız ortadır. Karabük’ün tanıtımına olumlu katkı sağlayacak bu talebimizin Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından kabul göreceği inancını taşıyoruz. Eğer bizler her 3 Nisan gününü layıkıyla kuruluş günümüz olarak kutlamaya devam edersek, devlet büyüklerimiz bu talebimize duyarsız kalmayacaktır." ifadelerini kullandı.
Vali Mustafa Yavuz, toplantıda yaptığı konuşmada, 3 Nisan’ın yalnızca sanayinin değil, aynı zamanda Karabük şehrinin temellerinin atıldığı gün olduğunu belirterek, bu önemli günün artık geleneksel hale gelen etkinliklerle kutlandığını ifade etti. Etkinliklerin detaylı bir şekilde planlandığını ve birçok kurumun katkı sunduğunu belirten Vali Mustafa Yavuz, emeği geçen Karabük Belediye Başkanlığı, Kardemir, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası ve Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere tüm paydaşlara teşekkür etti.
KARABÜK’ÜN TARİHSEL GELİŞİMİ
Vali Mustafa Yavuz, konuşmasında, Karabük’ün tarihsel sürecine de değindi. 3 Nisan 1937’de temelleri atılan demir çelik fabrikalarının aynı zamanda Karabük’ün şehirleşme sürecini de başlattığını belirterek, o dönemde Karabük’ün Safranbolu’nun Öğlebeli Köyüne bağlı köy altı yerleşim yeri olduğunu, 1939’da belediye teşkilatının kurulduğunu, 1953’te ilçe statüsüne kavuştuğunu ve 1995 yılında il olduğunu hatırlattı. Karabük’ün sanayi kimliğiyle öne çıktığını vurgulayan Valimiz; kentin ‘Cumhuriyet Kenti, Emeğin Başkenti, Demir Çeliğin Başkenti, Eğitim Kenti, Batı Kardenizin Kalbi’ gibi farklı sıfatlarla anıldığını belirtti.
KARABÜK’ÜN MEVCUT DURUMU VE GELECEĞE YÖNELİK HEDEFLER
Konuşmasında, Karabük’ün mevcut durumu hakkında güncel verileri de paylaşan Vali Mustafa Yavuz, ilin %74’ünün ormanlarla kaplı olduğunu, TÜİK verilerine göre nüfusunun 250 bin olduğunu ve ülke genelinde, nüfus sıralamasında 68. sırada yer aldığını ifade etti. Karabük’ün göç veren bir şehir olmasına rağmen sahip olduğu sanayi ve eğitim potansiyeliyle cazibe merkezi olabileceğine dikkat çekti.
İlde, yaklaşık 42 bin üniversite öğrencisinin bulunduğunu, ilk ve ortaöğretimde ise 37 bin öğrencinin eğitim aldığını belirten Vali Mustafa Yavuz; Karabük’ün eğitim alanında önemli bir noktada olduğunu söyledi. Özellikle mesleki eğitimin sanayi ile entegre edilmesi gerektiğini belirterek Karabük’ün sanayi ve eğitimde daha ileriye taşınması için iş dünyasıyla iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Eğitim Kenti Karabük Projesi’nin büyük bir başarı ile devam ettiğini ifade eden Vali Mustafa Yavuz; Karabük’ün öz evlatlarının ülke genelinde yapılan sınavlarda yüksek puan alarak derece yaptıklarını, son olarak bir ay önce yapılan Milli Savunma Üniversitesi Sınavı’nda iki öğrencimizin ilk 100'de yer aldığını ifade etti.
Sanayi alanında Karabük’ün Türkiye’nin en önemli merkezlerinden biri olduğuna değinen Vali, ISO verilerine göre Türkiye’deki ilk 1000 sanayi kuruluşu arasında 6 Karabük firmasının yer aldığını belirterek, özellikle demir çelik sektörünün Karabük ekonomisindeki önemine vurgu yaptı. Eskipazar Organize Sanayi Bölgesi’nin tamamen yatırımcılara tahsis edildiğini ve bu bölgenin Karabük sanayisine ciddi katkılar sağlayacağını ifade etti.
TURİZM, TARIM VE LOJİSTİKTE YENİ HEDEFLER
Sanayinin yanı sıra turizm ve tarım alanlarında da Karabük’ün önemli potansiyele sahip olduğunu belirten Vali Mustafa Yavuz; Safranbolu’nun UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer almasının büyük bir avantaj olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra Yenice Ormanlarının Avrupa’da Korunması Gereken 100 Sıcak Nokta’dan biri olduğunu, Eskipazar’daki Hadrianopolis Antik Kenti’nin ise 5500 yıllık geçmişiyle ‘Karadeniz’in Zeugması’ olarak gurur kaynağımız olduğunu ifade etti.
Tarım alanında ise “Tabiat Karabük” projesi kapsamında tıbbi ve aromatik bitkilerin üretiminin artırıldığını belirten Vali Mustafa Yavuz; saftan, karabuğday, kekik, melisa, sumak, hünnap ve aronya gibi katma değeri yüksek ürünlerin yetiştirilmesi için yapılan çalışmaları anlattı. Proje kapsamında ekim alanlarının %64 oranında artırıldığını ve tarımsal üretimin desteklenmesiyle yerel ekonominin çeşitlendirileceğini söyledi.
Lojistik konusunda ise Karabük’ün Batı Karadeniz’in merkezinde stratejik bir konuma sahip olduğunu belirten Vali, ilin büyük metropollere yakınlığı sayesinde turizm ve sanayi açısından önemli bir avantaj taşıdığını ifade etti. Bu doğrultuda lojistik merkez kurma çalışmalarının devam ettiğini belirterek, şehrin sanayi ve ticaret kapasitesini artırmaya yönelik adımların sürdüğünü vurguladı.
KARABÜKLÜLER GÜNÜ ÖNERİSİ
Vali Mustafa Yavuz konuşmasının sonunda, Karabük’ün 3 Nisan gibi önemli bir günü olduğunu; ancak ‘Karabüklüler Günü’ adı altında bir birlik günü belirlenmediğini dile getirdi. 7 Ağustos’un ‘Karabüklüler Günü’ olarak ilan edilmesi fikrini paylaşarak bu tarihte Karabük’e dair paylaşımlar yapılarak bir farkındalık oluşturulabileceğini söyledi.
Toplantının sonunda; Karabük’ün sanayi, turizm, eğitim ve tarım alanlarında gelişmesi için tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerektiği vurgulandı. Kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle Karabük’ün daha güçlü bir şehir olabileceği belirtildi. Vali Mustafa Yavuz, toplantıya katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür ederek Karabük’ün gelişimi için çalışmaların devam edeceğini ifade etti.